X Facebook WhatsApp 30 Ekim 2026 0 0

60.000 Yıllık Aşı Boyasında Antilop Kolajeni Bulundu

60.000 Yıllık Aşı Boyasında Antilop Kolajeni Bulundu

Güney Afrika’daki 60.000 yıllık aşı boyalı bir yüzeyde bulunan kolajen, insanların aşı boyasını hayvansal maddelerle kullandığını gösteriyor.

Güney Afrika’daki De Hoop Doğa Koruma Alanı’nda, kıyı kayalıkları içinde yer alan ve çalışmaya konu olan örneklerin toplandığı Kilpdrift Kompleksi’nin bir fotoğrafı. C: Ole F. Unhammer/Universitetet i Bergen

Bir araştırma ekibi, Proceedings of the Royal Society B dergisinde yayımlanan çalışmasında, bir antilop türüne (Taurotragus oryx) ait antik kolajen proteini izlerini, Güney Afrika’daki De Hoop Doğa Koruma Alanı’nın kıyı uçurumlarında yer alan bir Orta ve Geç Taş Çağı arkeolojik alanı olan Kilpdrift Kompleksi’nde, aşı boyası bakımından zengin 60.000 yıllık bir yüzeyde bulduğunu bildirdi.

Ekip, aşı boyasının ilk insanlar tarafından nasıl kullanıldığını daha iyi anlamak için, antik proteinlerin yüksek verimli analizi olan paleoproteomik yöntemini kullanarak bu arkeolojik yapıda olası protein izlerini aradı. Çalışma, aşı boyalı yüzeyde antiloplara ait kolajen tespit etti. Bu da ya hayvansal kökenli malzemelerin bilinçli olarak aşı boyasıyla karıştırıldığını ya da alanda aşı boyasıyla işlenmiş antilop postlarının bulunduğunu düşündürüyor.

(İlgili: Afrika’daki Mağarada, Bilinen En Eski Aşı Boyası Madeni Bulundu)

Bu bulgular, erken Homo sapiens’in karmaşık teknik ve muhtemelen simgesel davranışlarına dair yeni kanıtlar sunuyor.

Antilop Kolajeni Aşı Boyasını Hayvansal Malzemelerle İlişkilendiriyor

En önemli bulgu, antiloba ait tip I kolajen proteinlerinin tespit edilmesiydi. Bu bulgu, Orta Taş Çağı’nda aşı boyası kullanımıyla hayvansal kökenli malzemelerin ilişkili olduğuna dair biyomoleküler bir kanıt sunuyor. Şimdiye kadar aşı boyasıyla karıştırılmış organik bileşenlere dair kanıtlar, özellikle Afrika’da son derece nadirdi.

Bu keşif, erken insanların aşı boyasını ve diğer organik malzemeleri gündelik, teknik ve muhtemelen simgesel faaliyetlerinde nasıl kullandığını araştırmak için yeni bir yol sunuyor.

Proteinlerin İzini Tortullarda Sürmek

Ekip, Kilpdrift Kompleksi’nden alınmış arşivlenmiş tortu örneklerini, arkeolojik alanlardan toplanan malzemelerde korunmuş antik proteinleri inceleyen ve arkeoloji ile paleontolojinin gelişmekte olan bir alanı olan paleoproteomik yöntemiyle analiz etti. Proteinler tortulardan çıkarıldı ve sıvı kromatografi-tandem kütle spektrometrisi (LC-MS/MS) kullanılarak analiz edildi.

Elde edilen protein parçaları daha sonra hangi türe ait olduklarını belirlemek için büyük protein veri tabanlarıyla ve özel olarak oluşturulmuş bir kolajen referans veri tabanıyla karşılaştırıldı.

Bu bulgular, paleoproteomik yönteminin, antik DNA’nın nadiren korunduğu zorlu Afrika ortamlarında bile arkeolojik tortulardan antik proteinleri başarıyla elde edip tanımlayabildiğini gösteriyor.

Bu da erken insan davranışlarını inceleyen arkeologlara, arkeolojik kayıtlarda artık görünmeyen biyolojik malzemeleri araştırmalarına olanak tanıyan yeni bir araç sunuyor.


Makale: Haghighi, Z. et al. (2026). Palaeoproteomic investigation of archaeological sediments associated with ochre use in the Middle Stone Age of southern Africa. Proceedings of the Royal Society B: Biological Sciences.

Bir yanıt yazın