Dünyanın ilk kenti olarak kabul edilen Sümerlere ait Eridu’da, 6.000 yıldan eski devasa bir sulama kanalı ağı belirlendi.

Mezopotamya’nın sıcak, kurak coğrafyası dünyanın ilk kentsel merkezlerini doğurdu. Güney Irak’taki Eridu alanı ise yaygın olarak dünyanın bilinen en erken kenti kabul ediliyor.
Ancak büyük bir kentli nüfusu ayakta tutmak kapsamlı bir altyapı gerektiriyor. Şimdi yeni bir araştırma, devasa bir sulama kanalı ağının, Eridu’nun binlerce yıl boyunca büyümesini kolaylaştırmış olabileceğini öne sürüyor.
MÖ 6. binyılda kurulan Eridu, sonunda yaklaşık MS 500’de terk edilmeden önce kabaca 6.000 yıl boyunca gelişti. Sümer metinlerine göre ilk krallar Eridu’ya yerleşmek için gökten inmişti. Bu kent, kentsel uygarlığın doğduğu yer olarak kabul ediliyor.
Ancak yeni bir çalışmanın yazarlarının belirttiği gibi, Holosen boyunca Mezopotamya’daki yağış, tarımı destekleyemeyecek kadar düşüktü. Bu da bölgedeki insan yerleşimlerinin varlığı için sulamanın vazgeçilmez olduğu anlamına geliyor.
Önceki araştırmalar, Eridu çevresindeki bölgede hurma yetiştiriciliğinin yaklaşık 7.000 yıl önce başladığını göstermişti. Çevredeki kırsal alan boyunca sulama kanallarının varlığı belirtilmiş olsa da, bu su yollarına dair bir tarih hiçbir zaman saptanmamıştı.
(İlgili: Sümerler Modern Dünyanın İnşasına Nasıl Yardımcı Oldu?)
Bu nedenle araştırmacılar, Eridu’nun yakınındaki kanalları ve “yarma yelpazesi” (crevasse splay) adı verilen yelpaze biçimli kanal sistemlerini aramak için uydu görüntülerini taradı. Bunlar tipik olarak, bu eski kentin yanından geçen, Fırat Nehri’nin kurumuş bir koluna bağlanıyordu.
Bu kanallardan bazılarını yerinde ziyaret eden çalışmanın yazarları, küçük kazı çukurlarından kabuklar toplayabildi. Sulama sisteminin yaşını belirlemek için bunlar daha sonra radyokarbonla tarihlendi. Bunların en eskisi kabaca MÖ 4.540’a tarihlendi. Bu da geniş çaplı su yönetimi projelerinin 6.000 yıldan uzun süre önce var olduğunu düşündürüyor.

MÖ 3. binyıldan itibaren kanal sistemi daha da yaygınlaştı ve kırsal alanı bir dizi tarlaya bölen, ızgara benzeri bir düzende yerleştirildi. Çalışmanın yazarlarına göre bu düzenleme, Eridu’nun altın çağında “hurma bahçelerinin geniş yayılımlarını” desteklemiş olabilir.
Diğer araştırmacılar daha önce Eridu’da ve çevresinde tahıl yetiştiriciliğine dair kanıtlar bulmuştu. Dolayısıyla yeni çalışmanın yazarları bu eski sulama sisteminin, binlerce yıl süren gelişmiş bir tarım ekonomisinin temelini oluşturmuş olabileceğini öne sürüyor.
Araştırmacılar, “Bu alan, kenti destekleyen, çok uzun süre etkin kalmış bir tarım bölgesinin parçası olmuş olabilir” diye yazıyor.
“Sulanan topraklar, Eridu’ya gereken buğdayı, arpayı, hurma ağaçlarını ve diğer kara bitkilerini ve sebzelerini sağlamış olabilir.”
IFL Science. 25 Eylül 2026.
Makale: Rayne, L., de Gruchy, M., Jotheri, J., & Abdan, R. (2026). Landscape Archaeology of the Eridu Region: Discovering the Irrigation Systems of Ancient Farms. Iraq, 1–20.




